reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Sağlık Personeli Sağlıkçılar PersonelSaglik.NET

24 Nisan 2016 Pazar

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

23 Nisan 2016 Cumartesi

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

Gündeme Bomba Gibi Düşen Haber : 'Kıdem tazminatı yarıya düşsün' !!

Kalkınma Bakanlığı’nın kıdem tazminatı için yaptığı çalışma büyük tartışma yaratacak. Bakanlık işçilere ödenilen kıdem tazminatı miktarının da işverenin aylık olarak yatırdığı prim miktarının da yarıya düşürülmesini önerdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatıyla ilgili çalışmalarını sürdürürken Kalkınma Bakanlığı’ndan çok tartışılacak bir öneri geldi. Bakanlık yayını olarak dikkate sunulan uzmanlık tezinde, fona dönüşecek bir kıdem tazminatında ödenecek tutarların yarıya düşürülmesi, aylık olarak işverenlerin de yüzde 3.5 oranında (şu anda bu oran yüzde 8.33) katkı yapması durumunda sürdürülebilirlik sağlanacak. Aksi takdirde, fon büyük açıklar vererek ilerleyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’yu ziyaret eden bir derneğin “Kıdem tazminatında prim oranının yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma başlatıldı” açıklaması da bu öneri mi tartışdı sorusunu gündeme getiriyor. 

AVUSTURYA YAPTI

Kalkınma Bakanlığı uzmanlarından Nafiz Baysal’ın “Dünyada ve Türkiye’de kıdem tazminatı uygulaması, Türkiye’de kurulması öngörülen kıdem tazminatı fonunun finansal projeksiyonu” isimli tezi, bu konuda bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde. Diğer ülkelerdeki kıdem tazminatı reformlarına da yer verilen tezde, Türkiye’de kurulacak yeni sistemin de alternatiflere göre projeksiyonu yapıldı. Şu anda kıdem tazminatı olarak her bir yıl için bir aylık (giydirilmiş) ücret ödenmesinin yalnız geçmişe ilişkin olarak değil, geleceğe yönelik olarak da kazanılmış hak olarak algılandığı ve bu parametrede değişiklik yapılmasına şiddetle karşı çıkıldığı belirtilen çalışmada, “Avusturya’da ise işçi kesiminin de onayıyla varılan uzlaşma sonucunda başlanan yeni sistemde, 3 yıl ile 37 yıl arasında kıdemi olan işçilerin tamamı, yeni sistemde daha az miktarda kıdem tazminatı alıyor” denildi. Avusturya’daki sistemin katkı esasına göre çalıştığı ve devletin yalnızca bireysel hesaplara kıdem tazminatı primi olarak yatırılan tutarları garantiye aldığı belirtilen tezde, Türkiye’nin ise “bireysel hesap yaklaşımı” ve “fon kurulması” şeklinde iki alternatife sahip olduğu belirtildi.

Bakanlık ne öneriyor?

ÖNCE KIDEM SONRA SSK PRİMİ

Bireysel hesap yaklaşımı, bazı Latin Amerika ülkelerinde ve Avusturya’da uygulanıyor ve belirlenmiş katkı esasına dayanıyor. Bireysel hesap yaklaşımının tercih edilmesi durumunda, işverenlerin kıdem tazminatı prim borçlarının birikmesini engellemek için, bu primler işçilerinin hesaplarına yatırılmadıkça sosyal sigorta primleri ve vergilerinin yatırılmasının önüne geçilmeli. Bankayı seçme hakkı işçiye verilmeli, bankalara bireysel hesaplara ilişkin getiri oranlarını ve bu getirileri elde etmek için kullandıkları enstrümanları paylaşma zorunluluğu getirilmeli ve işçilere belirli aralıklarla bankayı değiştirme hakkı tanınmalı.

GERİYE DÖNÜK HAKLAR KORUNMALI

Kıdem tazminatı fonunun kurulmasının en önemli sosyal faydalarından birisi ise iflas eden şirketlerden kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen işçilerin alacaklarını garantiye alması. Bununla birlikte, kamu finansmanında açık vermeden, fonun ekonomik olarak sürdürülebilir biçimde kurgulanması temel öncelik olmalı. Kıdem tazminatı fonunda, uygulamaya gireceği tarih itibariyle kazanılmış hakların geriye dönük olarak korunması gerekir.

KIDEM TAZMİNATI YARIYA İNERSE

Fon ihtimalinde, ancak kıdem tazminatı miktarının yarıya indirildiği ve bunun sonucunda kayıtlı istihdamda oluşması beklenen artışın da göz önüne alındığı senaryoda, kıdem tazminatı prim oranı yüzde 3.32 olarak belirlenirse, fon 2083 yılına kadar açık vermez. Bununla birlikte fonun finansal sürdürülebilirliği de göz önünde bulundurulduğunda, kıdem tazminatının yarıya indirildiği senaryoda kıdem tazminatının yüzde 3.32’den yüksek bir düzeyde belirlenmesi gerekir. Bu oranın yüzde 3.5 olarak tespitinin daha doğru olacağı düşünülmektedir.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

KIDEM tazminatıyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde dikkat çekici bir açıklama da yapıldı. Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş Adamları Derneği (HASİAD) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Çalışma Bakanı Soylu’yu makamında ziyaret ettikten sonra bir açıklama yaptı. Bazı gazetelerde yer alan açıklamada HASİAD Başkanı Bozdağ, “Çalışma Bakanı Soylu, ‘Bireysel Kıdem Tazminatı’ hesabı açılarak işverenin bu konudaki yükünün hafifleyeceğini işaret ederek, kıdem tazminatıyla ilgili yüzde 8.33 olan rakamın kademeli olarak yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma yaptıklarını belirtti” ifadelerini kullandı. Şu anda her yıla bir brüt ücret kadar kıdem tazminatı alınıyor. Bu da yüzde 8.33 oranında prime karşılık geliyor.

(Hürriyet)

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

Yıllık İzin Hakkı Değişti!

Bir süre önce TBMM’de kabul edilen 6704 sayılı Kanun’la çalışma hayatında bazı önemli değişiklikler yapıldı. 6704 sayılı Kanun Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanıp Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek.

Malum, yaz geliyor. Yazla birlikte çalışanlar da yıllık izin kullanmaya başlayacaklar.

İş Kanunu’nun 56. maddesine göre, yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Başka bir ifadeyle, yıllık izin süresinin işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Yıllık ücretli izin hakkı; kıdemi 1 ila 5 yıl olan işçiye (5 yıl dahil) 14 gün, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olan işçiye 20 gün, 15 yıl ve daha fazla olan işçiye de 26 gün olarak uygulanıyor.

Yıllık izin kullanımında en önemli sorunlardan birisini iznin en fazla üç parça halinde kullanılma zorunluluğu oluşturuyordu. Öyle ki, işçinin talebi olmasına rağmen izin üç parçadan fazla kullanılamıyordu. İşte 6704 sayılı Kanun bu sorunu çözdü.

Buna göre daha önce yapılan düzenlemede yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilmesi şeklindeydi. Ancak esneklik ile ilgili değişiklik yapılarak, “Yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir” olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, yıllık izin süresinin bölünmesinde tarafların anlaşması yanında tek bir şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şart yıllık izin süresinin bir bölümünün 10 günden az olamayacağıdır.

Örnek vermek gerekirse, 14 günlük yıllık izne hak kazanan işçinin bu süreyi 10+1+1+1+1  şeklinde kullanabilecek.

Burada bir hususu daha belirtmekte fayda var. Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri izinden düşülmez. 

15 Nisan 2016 Cuma

Hastanede aldığı eğitimle derslerinden geri kalmıyor

Bayburt'ta yaşayan ve hastalığı nedeniyle doğduğundan beri yürüyemeyen 10 yaşındaki Ertem, yıllardır devam eden tedavisi yüzünden eğitim hayatında sorunlarla karşılaştı.

Okuluna düzenli gidemeyen, bu nedenle derslerinden geri kalan Ertem için üç aylık tedavi amacıyla geldiği Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde sınıf öğretmeni görevlendirildi.

Ertem, öğretmeni Sevil İnan'ın ilgi ve gayreti sayesinde kısa sürede ders açığını kapatarak, arkadaşlarına yetişti.

"Belinde kese ile doğdu"

Anne Süheyla Ertem, Yiğit'in belinde keseyle doğduğunu söyledi. Doğduğu gün belinden ameliyat edilen oğlunun, başının da büyüdüğünü anlatan Ertem, "Yiğit'e 33 günlükken şant (hortum) takıldı. Beyni su topladığı için başı büyüyordu. Diğer ameliyatlar da ardı sıra geldi. Şimdi fizik tedavi görüyoruz. Geçen yıl da gelmiştik. Tedavi süreci başarılı olunca tekrar geldik" dedi.

Oğlunun tedavisinin yanı sıra eğitimi ile ilgili de zorluklar yaşadıklarına dikkati çeken Ertem, Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli nedenlerle okula gidemeyen öğrencilere evde veya hastanede eğitim imkanı sunduğunu öğrenince başvuru yapmaya karar verdiklerini anlattı.

Ertem, İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptıkları başvuruya kısa sürede cevap verildiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Sınıf öğretmeni Sevil İnan, oğluma ders vermesi için görevlendirildi. Yiğit, yıllardır devam eden tedaviden dolayı okuluna çok fazla gidemiyordu. Bu nedenle eğitim açısından sınıfındaki arkadaşlarından geri kalmıştı. Sevil öğretmenimizin gelmesi bizim için çok iyi oldu. Artık Yiğit, derslerinden geri kalmıyor. En çok hoşuma giden de oğlumla birebir ilgilenilmesi oldu. Okuduğu ilkokulda da sınıfları kalabalık değil ama burada Yiğit ile yakından ilgilenilmesi, geri kaldığı dersleri telafi etmesine olanak sağlıyor. Hastanede aldığımız eğitim sayesinde geriye dönük ders açığımızı da kapatmış oluyoruz."

Öğretmen olmak istiyor

Yiğit Ertem de hastane ortamında da olsa derslerine devam ettiği için mutlu olduğunu belirterek, "Ben de ileride Sevil öğretmenim gibi öğretmen olmak istiyorum. Çocukların iyi yetiştirilmesine yardımcı olacağım" dedi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Yılmaz Ülger de öğrencilerin sağlık durumuna göre, haftalık 10 saatten az olmamak üzere eğitim verildiği bilgisini paylaştı. Hastanedeki eğitim hizmetleri sırasında öğrencinin tedavi sürecinin olumsuz etkilenmemesine önem verdiklerini anlatan Ülger, şöyle konuştu:

"Hastane koşulları nedeniyle birden fazla öğretmenin gelmesinin sakıncalı olduğu durumlarda buna göre planlama yapıyoruz. Öğrencinin, bağışıklık sistemi gibi herhangi bir sorunu yoksa 30 saate kadar ders verebiliyoruz. Amacımız, çocuklarımıza tedavi görürken, eğitim ortamından soğumaması, derslerinde eksiklik yaşamaması için hastane veya ev ortamında eğitim imkanı sağlamak."

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri